Skip to main content

Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir. Voltaire

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Öğrenciden Gelenler

 Thumbnail image

Hobi Sanat Egitici Kurslar

 

Öteden beri kişioğlunun resim çizme ve yaratıcı özelliğinin içinde gizlenmiş bir değer olarak var olduğu bilinmektedir. Böyle bir olguyu ilkel toplumlardan günümüze kadar süren zaman dilimi içinde görmek mümkün.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Öğrencilerin Yaptıkları

Thumbnail image

Fotografcilik Kursları

 

 

Bilindiği gibi, Sürekli Eğitim; zorunlu eğitimini tamamlamış, yarıda bırakmış ya da kendini yenilemek, geliştirmek ve bilgilerini güncellemek isteyen bireylerin, gereksinimlerine uygun biçimde düzenlenmiş planlı, programlı ve düzenli eğitim sürecidir. Yaşam Boyu Öğrenme ise; mevcut bilgi, beceri ve yeterliliklerin geliştirilmesi amacıyla sosyal ve ekonomik ortamlarda yaşam boyu sürdürülen tüm öğrenme aktiviteleri olarak tanımlanır.

 

Örgün öğretimin yanı sıra toplumun yaşam boyu eğitim gereksinimini karşılamak amacıyla, 1990'lı yıllardan bu yana, üniversitelere bağlı olarak faaliyet gösteren Sürekli Eğitim Merkezleri de; kişilerin örgün öğrenim dışında kalan zamanlarının daha verimli değerlendirmelerine olanak sağlamak, kişisel ve mesleki gelişimlerinin yanısıra bir bütün olarak toplumun eğitim ve bilinçlenme süreçlerine sürekli ve aktif destek vermek üzere kurulmuşlardır.

 

Ayrıca desteklediği yada bizzat yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ve doğrudan halka açık ücretsiz etkinlikleriyle, toplum içinde etkin bir ortaklaşa yaşam kültürü oluşturma konusunda önderlik etmektedirler.

 

Thumbnail imageAltın ÇocuklarThumbnail imageAltın ÇocuklarThumbnail imageAltın Çocuklar

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Thumbnail image

 

Ebru Kursları

 

Başlangıçtan itibaren resim dersi olarak isimlendirilmiştir. 2005 yılında yapılan ilköğretim program çalışmalarında dersin isimlendirilmesi ve içeriğinde yeni yapılandırmalara gidilir. Resim dersi ilköğretimde "Görsel Sanatlar" olarak isimlendirilir; programda “Görsel Sanatların yanında, “Sanat Etkinlikleri” ve “Teknoloji ve Tasarım” dersleri de yer alır.

 

Görsel Sanatlar dersi 1, 2 ve 3. sınıflarda 2 ders saati, 4–8. sınıfa arda 1 ders saati olur. Ders Öğretim Programı "Yapılandırmacı Yaklaşım" üzerine kurulur; ders, "Görsel Sanatlarda Biçimlendirme", "Görsel Sanat Kültürü" ve "Müze Bilinci" öğrenme alanlarını içerir.

 

Genel lise ve Anadolu liselerinde varılan Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler, Türkçe-Matematik ve Yabancı Dil Alanlarında Resim dersi seçmeli 2 ders saati olarak yer almakta iken, 2010 yılından itibaren ismi "Görsel Sanatlar" olarak değiştirilip, seçmeli,1 ders saatine düşürülür. Görsel Sanatlar dersinin zorunlu ders olarak programda yer alması gerekirken ders saatinde azaltmaya gidilir.

 

Çocukların ve gençlerin yetişme sürecinde; beynin sol yarım küresinin aktif olduğu düşünme biçimlerinin (matematik ve fen dersleri) ağırlıkta verildiği okul programları, çocukların ve gençlerin yetişmesinde, hangi alanda olursa olsun ilerlemesinde ve yaratıcılıklarının gelişmesinde yeterli değildir. Okul programlarında, matematik ve fen dersleri kadar sanat dersleri de amacına uygun içerikte ve ders saatinde zorunlu ders olarak yer almalıdır.

 

Thumbnail imageResim YapalımThumbnail imageResim YapalımThumbnail imageResim Yapalım

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat Öğrencilerin Yaptıkları

Thumbnail image

Anadolu Genel Bütün Kurslar Hakkında Kısa Bilgi Veriyor

 

Aslında, bu süreç, 19. yüzyılın başından süre gelen genel «Batılılaşma» sürecinin son halkasından başka bir şey değildir. İki yüzyılı kapsayan bu süreçse, Batı'nın ileri gelişmiş kapitalist sistemine uydulaşmanın bir anlatımıdır aslında. Bu nedenle, ancak dile, tarihe ve kültüre yapay değil, sahici; pozitivist değil, maddeci bir gözle bakabilirsek, bunları ulusal çerçevede doğru olarak yerli yerine oturtabiliriz.

 

Kültür ancak üretimle, üretim tarzı ve ilişkileri ile ele alındığında; ancak toplumsal işbölümüne bağlı olarak, maddi kültür ile manevi kültür arasındaki çelişkileriyle birlikte görüldüğünde doğru olarak değerlendirilebilir.

 

Ne dil, ne de tarih kuramsal kurulmalar ya da kurgusal oluşumlardır; ikisi de toplumsal praksisin ürünüdürler, hele dil pratik, gerçek bilincin ta kendisidir. Dolayısıyla, tarihi ve tarih bilincini, toplumsal-sınıfsal bilinçten soyutlayarak tarihe bakmak, bizi her zaman yanılgılara, yanılsamalara ve aldatmacalara götüreceği gibi; tarihi kendi belirtenleri doğrultusunda sürekliliği içinde görmemek de, geçmişi özümlemekten ve aşmaktan bizi yoksun bırakacaktır.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Ebru Sanat Sergilerden