Skip to main content

İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Montaigne

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Öğrencilerimizden İnciler

 Thumbnail image

Hobi Sanat Egitici Kurslar

 

Öteden beri kişioğlunun resim çizme ve yaratıcı özelliğinin içinde gizlenmiş bir değer olarak var olduğu bilinmektedir. Böyle bir olguyu ilkel toplumlardan günümüze kadar süren zaman dilimi içinde görmek mümkün.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Öğrencilerin Yaptıkları

Thumbnail image

Fotografcilik Kursları

 

 

Bilindiği gibi, Sürekli Eğitim; zorunlu eğitimini tamamlamış, yarıda bırakmış ya da kendini yenilemek, geliştirmek ve bilgilerini güncellemek isteyen bireylerin, gereksinimlerine uygun biçimde düzenlenmiş planlı, programlı ve düzenli eğitim sürecidir. Yaşam Boyu Öğrenme ise; mevcut bilgi, beceri ve yeterliliklerin geliştirilmesi amacıyla sosyal ve ekonomik ortamlarda yaşam boyu sürdürülen tüm öğrenme aktiviteleri olarak tanımlanır.

 

Örgün öğretimin yanı sıra toplumun yaşam boyu eğitim gereksinimini karşılamak amacıyla, 1990'lı yıllardan bu yana, üniversitelere bağlı olarak faaliyet gösteren Sürekli Eğitim Merkezleri de; kişilerin örgün öğrenim dışında kalan zamanlarının daha verimli değerlendirmelerine olanak sağlamak, kişisel ve mesleki gelişimlerinin yanısıra bir bütün olarak toplumun eğitim ve bilinçlenme süreçlerine sürekli ve aktif destek vermek üzere kurulmuşlardır.

 

Ayrıca desteklediği yada bizzat yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ve doğrudan halka açık ücretsiz etkinlikleriyle, toplum içinde etkin bir ortaklaşa yaşam kültürü oluşturma konusunda önderlik etmektedirler.

 

Thumbnail imageAltın ÇocuklarThumbnail imageAltın ÇocuklarThumbnail imageAltın Çocuklar

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Guzel Sanatlar Kursu

 

 

Ne var ki, bütün bu etkinliklere egemen olan genel düşünce biçiminin yapay bir pozitivizm olması, dil ve tarihe genel kültür bağlamı, kültür sürekliliği ve kültür özümlenmesi içinde bakılmasını engellemiş, genel toplumsal praksisten soyutlanmış bir yapay bilimsellik içinde ele alınmasına; dolayısıyla, geçmişin «tasfiye» edilmesi eğilimine yol açmıştır.

 

Kanımca, Türkiye Cumhuriyeti egemen düşünce biçimi ile Osmanlı İmparatorluğu egemen düşünce biçimi arasındaki ayrım da buradan ileri gelmektedir. Çünkü 19. yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğunda da başlatılan yenileşme etkinlikleri, eskinin ya da geçmişin tasfiyesini değil, korunmasını da gözetmek zorunda kalmış, böylece üst-yapısal, manevi kültür alanında bir «kültür ikiliği» doğmuştur.

 

Batılılaşma sorunsalı çevresinde çokça tartışılan, çeşitli yönleriyle ele alınan bu temel olgu, yeni Cumhuriyet'le birlikte «kültür tekliği»ne indirgenme görünüşünü almış; yani, geçmiş kültürün «tasfiyesiyle, kültür, Batı'dan alınma kültür üstüne oturtulmuştur.

 

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Ebru Sanat Sergilerden